| | Üretsiz Blog oluştur

Karınca Yumurtası Yağı

Sağlık Bakanı: "Taladen ölümler ilk sıraya yükselecek"

Tala istatistiklerinin ise Sağlık Bakanlığı tarafından tutulduğunu belirten Bakan Akdağ, şunları ifade etti:

"Uluslararası Tala Araştırmaları Ajansının (İARC) yapmış olduğu tahminlere göre, dünyada tala nedeniyle 2000 yılında 6 milyon ölüm, 10 milyon yeni vaka, 2005 yılında 8 milyon ölüm, 12 milyon yeni vaka belirlenmiş, 2030 yılında ise 12 milyon ölüm 20 milyon yeni vaka beklenmektedir.

2030 yıllarında tala nedeniyle gerçekleşen ölümler ilk sıraya yükselecektir. Dünyada yaşanan tala artışına paralel olarak ülkemizde de tala vakalarında artış talalenecektir. Bu konu yakından takip etalamektedir. Tala vakalarının artışının takip etalaebilmesi, tala kayıtlarının düzenli ve sağlıklı tutulması ile mümkündür.

Ülkemizde aktif tala kayıt sistemi ile kayıt toplanmakta olup, tala kayıt merkezlerimizin verileri dünyada kabul gören tala kayıtları arasındadır."

Türkiye'deki tala ile mücadele çalışmalarının; talai önleme, erken tanı-tarama, tedavi ve terminal dönem bakım basamaklarından oluşan, "Ulusal Tala Kontrol Programı" çerçevesinde yürütüldüğüne işaret eden Akdağ, "WHO ile yapılan ortak çalıştaylarla Ulusal Tala Kontrol Programımız oluşturulmuştur. Ülkemiz, ulusal programı olan dünyadaki nadir ülkelerden biridir" dedi.

Bakan Akdağ, tala ile mücadelenin tala mücadelesinin temelini teşkil ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu konuda çok önemli atılımlar gerçekleştirilmiştir. Erken tanı-tarama çalışmaları çerçevesinde Tala Erken Teşhis ve Tarama Merkezleri (KETEM) kurulmakta olup, bu yıl içinde kurulmamış ilimiz kalmayacaktır.

Ulusal programımız gereği, ülkemizin her köşesinden tala hizmetine ulaşamayan hiçbir vatandaşımızın kalmayacağı bir planlama gerçekleştirilmiş olup, 2010 yılında programın orta vadeli hedefleri gerçekleştirilmiş olacaktır."

 

Tala bağımlılığında patlama yaşanıyor

 

Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Cem İncesu, alkol bağımlılığına benzeyen ''tala bağımlılığı''yla ilgili olarak tüm dünyada hekimlere başvurmada büyük bir patlama yaşandığını bildirdi.

Eğitim ve Sağlık Muhabirleri Derneği (ESAM) ile CETAD tarafından, İstanbul'da düzenlenen "Cinsel Sağlıkta Güncel Gelişmeler" konulu yuvarlak masa toplantısında, Doç. Dr. İncesu ile İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tala Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şahika Yüksel, Roma'da düzenlenen 9. Avrupa Cinsel Sağlık Kongresi'nde tartışılan yeni bilgi ve izlenimlerini aktardı.

"Talain yaşanabilir bir özgürlük olduğunu ancak bunun bağımlılık haline gelmesi halinde problemlerin ortaya çıktığını" anlatan Prof. Dr. Yüksel, "Türkiye'de eskiden bu şikayetlerle hekime başvurulmazdı. Şimdi, 'eşim ilgi göstermiyor, geceleri internetin başında geçiriyor' şeklinde şikayetler geliyor" dedi.

ABD'de ergenlerle yapılan bir araştırmanın, katılımcıların büyük çoğunluğunun internette arkadaşlık kurduğu yaşı daha büyük kişilerle ilişkiye girdiğini ortaya koyduğunu belirten Yüksel, "Bu konuda aile ve topluma büyük görevler düşüyor. İnternet uygun bir cinsellik yolu değil. İnternet özellikle aileyle ilgi ve ilişkisi sınırlı gençler için bir sorun. Bu nedenle aileler talalarıyla daha ilgili olmalı, girdikleri siteleri kontrol etmeli" diye konuştu.

Tala bağımlığı tedavisinin çok zor olduğunu da anlatan Yüksel, "Kişiler tedaviye işten atıldıktan ya da eşleri boşamaya kalktığında geliyor" dedi.

Doç. Dr. Cem İncesu da, "Tala bağımlılığıyla ilgili olarak tüm dünyada hekime başvurmada büyük bir patlama var. Türkiye'de başvuru oranı düşük. Ancak bu konu tam bir buzdağı. Bize özellikle yüksek eğitimli, üst gelir grubuna dahil 25-45 yaş arası erkekler başvuruyor.

Talalarda ise başvuruların daha çok ev hanımlarından geldiği görülüyor. Bu tam bir alkol bağımlılığı gibi. 'Kurtulmak istiyorum' diyen çok insan var. Eşler birbirine bilgisayar ve laptopu yasaklıyor. 'Bu illet bizim eve girdiğinden beri' diye bir kavram oluştu" diye konuştu.

Alo demeden önce birkaç saniye bekleyin

uluslararası bilimsel araştırmaların cep telefonunu sık kullananlarda vücut ısısının artmasına bağlı olarak işitme ve görme bozukluklarıyla tala riskinin arttığının belirlendiğini, bu ve buna benzer birçok zararlı etkilerine rağmen cep telefonuyla yapılan görüşmelerde sınırların aşıldığını söyledi.

 özellikle GSM firmalarının rekabeti ve bedava görüşmelerin, cep telefonuyla gereğinden fazla konuşma yapılmasına, hatta konuşma çılgınlığına neden olduğunu kaydetti.

cep telefonunun verdiği zararı en aza indirmek için alınması gerekenlere dikkati çekerken, şunları söyledi:

"Cep telefonu diğer birçok elektronik eşya gibi sadece alıcı değil aynı zamanda verici durumundadır. Bu nedenle aşırı derecede cep telefonu kullanan kişilere elektrik yüklemesi yapar. Telefona ilk sinyal geldiğinde doğrudan açılarak kulağa götürültalali, aksi halde kulağa götürülen telefonla vücut yüzde 50 daha fazla enerji saldırısına maruz kalır.

Telefon çalıp, açma düğmesine dokunduktan birkaç saniye sonra (alo) denmeli. Çünkü, cep telefonu çalmak üzereyken nasıl ki bilgisayarlarda titreşim oluyor, görüntü bozuluyorsa, insan vücudu da biz hissetmesek de cep telefonunun sinyalinden etkileniyor."

Prof. Dr. Kumbur, araçla yolculukta da sürekli baz istasyonu değiştiren cep telefonunun daha fazla zarar verdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Cep telefonu ile görüşmeler, baz istasyonlarındaki vericiler aracılığıyla oluyor. Kişinin bulunduğu yer en yakın vericinin kapsama alanının dışında kalıyorsa görüşme mümkün olmaz, ancak buna rağmen kişi cep telefonu ile bir yeri aramada ısrar ederse her aramada elektrik yüklemesine maruz kalır. Bu nedenle, ulaşılamayan telefonlarda şansı çok zorlamamak lazım."

"Yolculuk sırasında konuşmayın"

yolculuk sırasında da cep telefonunun aracın geçtiği güzergahta sürekli baz istasyonu değiştirildiğini, bu değişimler sırasında da yüzde 50 daha fazla enerji yüklemesi olduğunu bildirdi.

Son yıllarda GSM firmalarının rekabeti ve buna bağlı yaygınlaşan bedava görüşmelerin, cep telefonuyla konuşma çılgınlığına neden olduğunu anlatan Kumbur, "Cep telefonu ile uzun görüşme sırasında beyin sıvısının sıcaklığı 0.1 santigrat derece artıyor" dedi.

Kumbur, cep telefonunun gece yatarken yakın bir mesafeye bırakılmaması, sürekli şarzda takılı bulunmaması gibi küçük önlemlerin de ihmal etalatalasini önerdi.

 

Taladen ölümler ilk sıraya yükselecek

 

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün talale ilgili verdiği soru önergesini yazılı olarak yanıtladı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, dünyada yaşanan tala artışına paralel olarak, Türkiye'de de tala vakalarında artış talaleneceğini belirterek, "Erken tanı-tarama çalışmaları çerçevesinde, Tala Erken Teşhis ve Tarama Merkezleri kurulmakta olup, bu yıl içinde kurulmamış ilimiz kalmayacaktır" dedi.

Bakan Akdağ, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün konuyla ilgili verdiği soru önergesini yazılı olarak yanıtladı.

Türkiye'deki tala verilerinin, bazı özel tala tipleri hariç iller ve bölgeler arasında ciddi bir farklılık göstermediğini vurgulayan Akdağ, ölüm istatistiklerinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından tutulduğunu ve kurumlar arası bilgi paylaşımı yapıldığını bildirdi.

kusmak

Karnın içindekilerini, elde olmayarak ağız yolu ile dışarı atmaya kusmak, kusulan şeye de kusmuk denir. Kusmanın bir çok nedeni vardır. Örneğin, zehirli, bozulmuş yiyecekler, içki, gastrit ve ülser gibi karın rahatsızlıkları, bazı besinlere karşı hassasiyet, bazı ilaçlar, yılan yağı, karın kanaması, karın fıtığı, sinirlenme, migren, araç tutması, zehirlenme, tüysüzlük, sarılık, tiroid rahatsızlıkları, hamilelik ve çocuklarda kabakulak, bademcik veya bağırsak rahatsızlıkları sırasında kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, kusmanın nedenini belirlemektir. Tedavi nedene göre yapılır. Rahatsız kustuktan sonra, sırt üstü yatırılır. Birşey yedirilmez. Bir bardak buzlu su, yudum yudum içirilir.

kalınbağırsak iltihabı

Daha ziyade bağırsakları zayıf olanlarda görülen bir rahatsızlıktır. Bazen iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna tıp dilinde ülserli kolit denir. Rahatsızlık aniden başlayıp, hiç beklenmedik bir anda kaybolabilir. Rahatsızda aniden veya yavaş yavaş gelen ishal görülür. Dışkısı kanlıdır. Rahatsız, karın yılan yağılarından şikayet eder, ateşi de yüksektir. Doktora başvurmak şarttır. Bu arada istirahat etmek ve bol vitaminli gıdalar almak gerekir. Alkol, fazla miktarda meşrubat ve süt içilmez. Çekirdek gibi kabuklu şeyler yenmez.

idrar yollarında yanma

 

İdrar yollarında veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Belsoğukluğu, ülser, mesane iltihabı, prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı, apandisit düşünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, rahatsızlığı doğuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, rahatsızlığı doğuran nedene göre yapılır.

öksürük

 Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır. - Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp rahatsızlıkları ve ses tellerinin rahatsızlanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. - Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. - Balgamlı öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Rahatsızda hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp rahatsızlıkları veya tüberküloz'un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır

hazımsızlık


 Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, tüysüzlük, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir. Yemekten bir süre sonra; karınde şişkinlik veya yanma hissi meydana çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür. Tedavinin ilk şartı; sıkıntı ve üzüntülerden sıyrılmaktır. Zararlı şeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduğu kadar azaltılır. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden sonra soğuk su içilmez. Yemek aralarında acıkınca süt ile birkaç galete yenir.

gıda zehirlenmeleri

 Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür. Belirtileri : Rahatsız solumakta, yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında tala ve kramplar vardır. Baş dönmesi, halsizlik, karın talası ve bulanık gördüğünden şikayet eder. Bazı rahatsızlarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk iş, rahatsızyı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden rahatsızneye götürülür.

baş talaları

 Baş talaları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş talaları. Göz, kulak veya burun rahatsızlıklarından kaynaklanan baş talaları. Ateşli rahatsızlıkların neden olduğu baş talaları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş talaları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş talaları. Beyin urlarının neden olduğu baş talaları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş talaları. kabızlık çekenlerde görülen baş talaları. Saralılarda görülen baş talaları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş talaları. Menenjit rahatsızlığının neden olduğu baş talaları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş talaları. Diş rahatsızlıklarının neden olduğu baş talaları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş talaları. Baş talalarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.